2021 tam bir kaos yılıydı iş dünyası için. Bazıları battı. Bazıları zar zor ayakta kaldı. Ama bazıları cesur adımlarla öne çıktı. Bu yazıda o hikayeyi ele alacağım. Online iş yönetenler ya da dijital dönüşüm peşinde koşanlar için dolu dolu dersler var.
Çoğu firma müşteri desteğini ihmal eder. Uzun bekleme kuyrukları, sinir bozucu otomatik yanıtlar, kaybolup giden biletler... Hepsi tanıdık.
Peki ya müşteri hizmetini stratejin'in kalbi yapsan?
İncelediğim bir şirket bunu yaptı. Ölçeklenebilir bir telefon altyapısına para döktü. Çağrı merkezleri için tasarlanmış sistemdi bu, sıradan hatlar değil. Sonuç mu? Büyüme patlamasında bile bekleme süresi kısa kaldı. Net Önerici Puanları (NPS) 92,4'e fırladı. Müşteri memnuniyetinde zirve bu.
Bu rakam her şeyi anlatıyor. İnsanlar hizmeti sadece kullanmıyor, başkalarına da öneriyor. Tesadüf eseri olmaz böyle şeyler.
2021'de ofislerin ne zaman açılacağı konuşulurdu. "Aşı gelince normale döneriz" derlerdi. "Yaz sonuna kadar" vaatleri havada uçuşurdu.
Takip ettiğim şirket tahmin yürütmeyi bıraktı. Asıl soruyu sordu: Herkesi ofise geri çağırmak zorunda mıyız?
Cevap şaşırtıcıydı. Uzaktan çalışma sadece idare etmedi, verimliliği artırdı. Trafikte boşa harcanan saatler kalktı, işler hızlandı.
Asıl önemli olan şu: Kararı kalıcı hale getirdiler. Sürekli tartışmayı bitirdiler. Çalışanlara istedikleri şeyi verdiler: Belirsizlikten kurtuluş. Hayatlarını planlayabildiler. Nerede yaşayacaklarını, günlerini nasıl düzenleyeceklerini düşündüler. İş-yaşam dengesini kendi istedikleri gibi kurdular.
Mutlu çalışanlar kalır. Daha iyi iş çıkarır. Şirketin amacına daha çok sarılır.
Şimdi altyapıya gelelim, o sıkıcı ama kritik kısma.
Şirket 2021'de on-premise veri merkezlerindeki sunucuları buluta taşıdı. Azure'a tam 30 fiziksel sunucu geçti. Dev bir iş. Tek hata, hizmetin çökmesi demek. Müşteriler erişemez, itibar gider.
Sıfır kesintiyle başardılar.
Neden önemli? Modern iş dünyasında kazananlar karmaşıklığı yönetebilenler. Üstelik bulut maliyeti düşürdü. Teknik olarak doğru olan, cebe de yaradı.
Artı, felaket kurtarma ve iş sürekliliği hazırlandı. Bir sonraki krizde (ki gelecek) ayaktalar.
Asıl sihir burada: Tüm bu değişim sırasında gizli bir otomasyon platformu kurdular.
Bu, iyi şirketleri harikalardan ayıran. Sunucu taşıyan çok. Uzaktan çalışanı bol. Ama müşteri sorunlarını anlayan akıllı sistemler? Zor.
Onların platformu (Halo dediler) kök nedenleri buluyor. Tekrar eden problemleri semptomla değil, asıl sebepten çözüyor. Sistemleri birbirine bağlıyor. Desteği sadece hızlı değil, zeki yapıyor.
Fark şu: Soruları yanıtlayan şirket değil, soruları önleyen şirket.
Tüm teknik terimleri atınca geriye şunu bırakıyor: Belirsiz zamanda insanlara ve müşterilere yatırım yaptılar.
Köşeleri kesmediler. Eleman alımını durdurmadılar. "Sonra bakarız" demediler. Telefon sistemini, altyapıyı, destek araçlarını, çalışma ortamını iyileştirdiler.
Ve işe yaradı.
Herkes her şeyi yapamaz, sorun değil. Prensip evrensel: Önemli olana yatırım yap. Sana bağımlı olanların işini kolaylaştır. Kalıcı kararlar al, panik bitsin.
İş hayatında ve hayatta belirsizlik en büyük katil. İnsanlar konumlarını bilir, desteklenir hissederse, parlarlar.
2022 ve sonrası parlayanlar? 2021'de bu dersi alanlar.
Etiketler ['business strategy', 'remote work', 'customer service', 'infrastructure migration', 'company culture', 'digital transformation', 'customer satisfaction']